Neden Şişmanlıyoruz
Beslenme insanların büyüme gelişme sağlıklı üretken olarak uzun süre yaşaması için gerekli besin öğelerinin yeterli miktarda vücuduna alıp kullanmasıdır. Bu tüm dünyanın bugüne kadar kabul ettiği tanımdı. Bilim adamları sanırım yakında bu tanımı değiştirmek zorunda kalacak toplumun düşüncesi ve bilimsel değerlerin kesinlikle bu yönde olmadığını tüm dünya kabul ediyor. Çünkü şuanda herkes yemek için yaşıyor yemek için kendini programlıyor. Örneğin
 
mezun oluyoruz = yemek

Çocuk doğuyor = yemek

Sevdiğimizi kaybediyoruz = yemek

Üzülüyoruz =yemek

Ağlıyoruz = yemek

Mutluyuz = yemek

Stresliyiz  = yemek

Vs…….

Kısacası hedef sonuç ortak nokta her şey YEMEK…

Her şeyin odak noktasında  yemek varken  OBEZİTE kaçınılmaz sonuçtur.

 O zaman kaçınılmaz savaşta obeziteye karşı olacaktır. Bugün bütün tv’ ler, radyolar, gazeteler, dergiler,internet sitelerinde ortak konu  obezitedir. Hatta bütün sanatçı camiası da bu konuda o kadar bilgili ki  zayıflama ürünü reklamı (diyet patch ve elma krom,lahana kapsülü  vs ) bile yapıyorlar. İnsanların  en zayıf noktası zayıflama olduğu için medya bunu en güzel şekliyle kullanıyor ve ne yazık ki bizlerde buna izin veriyoruz. Artık akıllı olmamız gerekiyor,yıllarca sabırla kazandığımız bu kiloları verirken de aynı sabrı göstermeliyiz.Bu konuda size rehberlik yapacak kişiyi iyi seçmeniz ve dikkat etmeniz gerekir. Bu yol çok taşlı, çok çetrefilli aç kurtların pusuda beklediği bu yoldan geçmek çok da kolay olmayacak ama  imkansız da değildir. Şunu da iyi bilmek gerekir sağlıksız ve şok diyetler  fast food, cezbeden yiyecekler sürekli birkaç adım geriye götüren, sanki bu yolda kafayı geçici süre bulandıran düşmanlar olduğunu iyi analiz etmelisin ve uyandığında her şeyin aynı belkide daha kötü olduğunu göreceksin. Yavaş  yavaş etrafını gözle arada taşlar ayağına batsın, aç kurtlar peşinden koşsun nefes nefese kalırsın belkide, ama sonuca ulaşacaksın. Bitiş çizgisi bütün ihtişamı  ile seni bekliyor. Kısa ve kolay bir soru ‘ bunca zorluktan sonra tekrar bu yoldan geçmeye değer mi?