Troid hastalıkları ve kilo artışı
Tiroid, hormon üretir ve kanımıza verir. Bu hormon ise vücudumuz için hayati öneme sahiptir. Ömür boyunca bu hormona ihtiyaç duyarız. Bu hormonun adı "tiroksin" dir. Tiroksin, vücudumuzda T3 ve T4 şeklinde bulunur.
Bu hormondan başka, halk arasında daha az bilinen diğer bir hormon daha tiroid tarafından üretilir. Bu hormona "kalsitonin" deriz. Kemik metabolizması ile ilgilidir. Bundan dolayı genelde troid problemi yaşayanların ileriki dönemlerinde kemik erimesine daha çok maruz kalırlar. Ve kalsiyum eksikliğine bağlı kilo artışını daha çok yaşarlar.
Troid hormonları insan metabolizmasının hızını,vucüdun sıcak veya soğuğa adaptasyonunu, bebeklerin büyümesini, gelişimini ve zekasını, derimizin ve saçımızın kalitesini, barsak sistemi gibi birçok vucüt fonksiyonunun çalışmasını düzenler.
Tiroid hormon bozuklukları kadınlarda yumurtlama fonksiyonunu bozulur, adet düzensizleşir ve kısırlık oluşabilir, buna bağlı tekrar kilo artışı.
Metabolizma hızını da etkilediği için de kilo artışı yada kilo alamama problemleri yaşanır. Bebeklerde görülen troid problemlerinde de zeka geriliği büyümede gerileme gözükür. Saç dökülmesi kalp çarpıntısı yine en sık karşılaşılan problemler arasındadır.
Diyabet ve Kilo Artışı
Diyabet, halk dilinde şeker hastalığı olarak da bilinen vücudumuzda ki
pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insulin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması durumun da gelişen ve ömür boyu süren bir hastalıktır.
İsterseniz örnek vererek anlatalım. Kış günü hava çok soğuk ve sobaya odun atılması gerekiyor. Baba , anneye soba atılması gerektiğine dair emir veriyor ,anne çocuğunu sobaya odun atması için gönderiyor(bu arada eve hergün dışardan odun gelir ve mutlaka o odunun ogün kullanılması gerekir), çocuk sobaya odunları atıyor,ısınıyorlar ve bu görev dağılımı hep böle devam ediyor..
Beyin (baba)
↓
Pankreas (anne)
↓
İnsülin
(çocuk )
↓
Glikoz (odunlar)
↓
Hücre
(soba)
Gün gelir çocuk
görevini tam yapmaz ve annenin çaresiz kaldığı güne kadar. İşte o gün odunlar sobaya atılmaz ve odun sürekli artar. Bu odunlarda depolara gönderilir.
İşte bu noktada besinlerle aldığımız glikoz kanda insülin hormonu tarafından eğer hücrelere taşınamazsa kanda fazla miktarlara ulaşır ve yağ olarak depolanır, bir süre sonra artık bünye fazla şekeri bunu taşıyamaz hale gelir ve halk arasında şeker hastalığı olan diyabet ortaya çıkar…
Ve kilonun getirdiği, hayatı en fazla kısıtlayan ve yukarıda adına değindiğimiz artrit problemleri. Bu hastalığa yakalandığımız zaman kısır döngünün içinde buluyoruz kendimizi. Eklem kireçlenmesi yaşıyoruz dolaylı olarak hareketlerimiz kısıtlanıyor, hareket kısıtlanıyor kilo artıyor..
