Diyabet, vücudunuzdaki pankreas adlı salgı bezinin yeterli miktarda insülin hormonu üretmemesi ya da ürettiği insülin hormonunun etkili bir şekilde kullanılamaması karbonhidrat,protein ve yağ metabolizmasındaki bozukluklarla seyreden bir metabolizma ve endokrin hastalığıdır ve ömür boyu sürer.Sonuç olarak kişi, yediği besinlerden kana geçen şekeri yani glikozu kullanamaz ve kan şekeri yükselir..
KLINİK BULGULARI
Polifaji: çok yemek yeme
Polidipsi: çok su içme
Poliüri: sık idrara çıkma
Ağırlık kaybı
Kaşıntılar
Bulanık görme
LABORATUVAR BULGULARI
Normal erişkinlerde 100 ml kandaki açlık kan şekeri (akş) 70-110 mg arasında değişir. kan şekerinin bu değerlerin üstünde olması hiperglisemi, normal sınırların altında olması hipoglisemi denir.
Bir kişinin diyabetli olup olmadığı Açlık Kan Şekeri (AKŞ) ölçümü veya Oral Glikoz Tolerans Testi (OGTT) yapılarak saptanır. AKŞ ölçümü 110-125 mg/dl olması gizli şeker (pre-diyabet) sinyalidir. AKŞ ölçüm sonucunun 126 mg/dl veya daha fazla olması diyabetin varlığını gösterir.
OGTT’ DE glikozdan zengin sıvı aldıktan 2 saat sonraki kan şekeri değeri önemlidir. İkinci saat kan şekeri ölçümü 140-199 mg/dl ise gizli şeker, 200 mg/dl veya daha yüksek ise diyabet tanısı konulur.
DİYABET VE BESLENME
Diyabet tedavisinin amacı kan şekeri düzeyinizi normal sınırlar içerisinde tutarak, kısa veya uzun dönemde oluşabilecek sağlık sorunlarını önlemek veya geciktirmektir. Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığını kazandırmak Yaşam süresini ve kalitesini yükseltmektir. Diyabetli bireylerin beslenme tedavileri; yaşına, boyuna, vücut ağırlığına, fiziksel aktivite durumuna, sosyoekonomik durumuna ve beslenme alışkanlıklarına göre diyetisyen tarafından hazırlanır. Beslenme programı kişiye özeldir. Ortak bir program oluşturulamaz. Diyabetli bireyler de yeterli ve dengeli beslenebilmeleri tüm besin öğelerinden önerilen miktarlarda ve enerji gereksinimlerine göre alması gerekir.
ENERJİ
Tip 2 diyabetik bireylerin % 80'i obezdir. Enerji alımının azaltılması ile ağırlık kaybı metabolik kontrolü olumlu yönde etkiler. Diyabetik bireylerin enerji gereksinmeleri saptanıp, kendilerine uygun enerjiyi diyetle almaları arzu edilen vücut ağırlığının sağlanması açısından önemlidir.
Bu hastalara düşük enerjili diyet verildiğinde oral anti diyabetik veya insüline gerek kalmadan kan glikoz ve lipit düzeyleri normal sınırlara inmiştir. Ancak kısa sürede kilo kaybının yararlı olmadığı aksine uzun süreli kilo vermenin beslenme alışkanlığını da değiştirmesi açısından olumlu etkisi saptanmıştır. Ortalama hafta da 1 kg kilo kaybı önerilmektedir.
GLİSEMİK İNDEKSİ
diyabette en önemli nokta besinlerin glisemik indeksidir. glisemik indeks::Glisemik indeks, beyaz ekmek yenildikten veya aynı miktarda karbonhidrat içeren bir glikoz içeceği alındıktan sonra kan glukoz artışının boyutlarını temel almaktadır.Diğer bir ifade ile 50 gram karbonhidrat içeren bir besinin kan şekeri üzerindeki etkisini belirler.Düşük glisemik indeksli besinlerin seçimi tokluk kan şekerinin kontrolünü sağlarken yüksek glisemik indeksli besin seçimi tokluk kan şekerinin yükselmesine neden olabilmektedir
Glisemik İndeksi Tablosu
Beyaz ekmek: 100
Bulgur: 65
Spagetti: 66
Pirinç 83
Mısır: 87
Kuru baklagiller:20-60
Süt ürünleri: 46-72
Yağsız süt: 46
Yoğurt: 52
Muz: 84
Portakal: 59
Portakal suyu: 64
Elma: 53
Şekerler: 30-152
Früktoz :30
Glukoz: 138
Maltoz: 152
Bal: 126
Sukroz: 89
KARBONHİDRAT
Karbonhidrat türü olarak daha çok geç emilen kompleks karbonhidratlar kullanılır. Kompleks karbonhidratların emilimleri için daha uzun süre geçtiğinden kan glukoz düzeyinde daha yavaş ve daha orta düzeyde artış oluşur.
Kompleks karbonhidratlar nelerdir:
kuru baklagiller: bezelye, mercimek ve kuru fasulye
bazı ekmekler: kepekli ekmek ve tam tanelerin yüksek oranda bulunduğu ekmekler (çavdar ekmeği vb.)
tam taneli tahıl ürünleri (kahvaltıda yenilen gevrek ürünler) vs
POSA NEDİR VE VÜCUTTAKİ ETKİLERİ:
Posa: yiyeceklerin sindirilemeyen kısmıdır.
Kan şekerini yavaş yükseltir,
İnsülin ihtiyacını azaltır,
Tokluk hissinin oluşmasını sağlayarak ağırlık kontrolüne yardımcı olur.
Barsak çalışmasını düzenler, kabızlığı önler
Kanda yağların yükselmesini önler.
Diyetteki posa miktarını arttırmak için;
Beyaz ekmek yerine kepekli ekmek tercih edilmeli
kepeği ayrılmamış unlar yerine tam tahıl unları tercih edilmeli
Pirinç yerine bulgur tercih edilmeli
Meyve suyu yerine meyve yenilmeli, kabuklu yenebilen meyveler iyice yıkandıktan sonra kabukları soyulmadan yenmeli
Günde en az 5 porsiyon sebze-meyve yenmeli
Öğünlerde salata yenmeli
Kuru baklagiller sıklıkla tüketilmeli (haftada 2-3 kez)
PROTEİN
Vücudun büyümesi, gelişmesi ve yıpranan dokuların onarılmasında önemli görevleri vardır. Diyabet vücudun protein gereksinimini etkilemez. Önerilen miktarlarda alınması gerekir. Ancak diyabete bağlı böbrek problemleri gelişmiş ise diyetle protein alımının sınırlandırılması gerekir.
YAĞ
Besinlerle alınan yağ ve kolesterol miktarının fazlalığı şişmanlığa ve kalp- damar hastalıklarına yol açabilir. yağ türü önemlidir.
Diyetle alınan toplam yağ miktarı;
Görünmez yağ (yiyeceklerin yapısında bulunan yağlardan)
Görünür yağ (yemeklere dışarıdan eklenen yağlardan) oluşmaktadır.
Yağların miktarı ve cinsi kalp-damar hastalıklarının oluşumunda büyük önem taşır.
Yağlar içerdikleri yağ asit türlerine göre gruplara ayrılırlar.
Doymuş yağlar: tereyağı, içyağı, kuyruk yağ, katı margarinler, et, süt, peynirde bulunan yağların büyük bir kısmı
Doymamış yağlar;
Tekli doymamış yağlar: zeytinyağı, fındık yağı, fındık
Çoklu doymamış yağlar;
1. n-6 serisi: ayçiçeği, mısırözü, soya, pamuk yağ
2. n-3 serisi: balık yağı, su ürünleri
Sağlığın korunmasında diyetle alınan yağ türlerinin belirli bir dengede olması önerilmektedir. hastalara ek balık yağı verilmesi önerildiği gibi haftada 2-3 kez balık tüketmesinin yaralı olduğu bildirilmiştir
Doymuş yağdan gelen enerjinin < %10
Tekli doymamış yağdan gelen enerjinin %10
Çoklu doymamış yağdan gelen enerjinin< % 10
Diyet kolesterolü <300 mg/gün
ALKOL
Alkolün kan şekeri düzeyine etkisi sadece alınan alkolün miktarına bağlı değil besin alımı ile ilişkisi de önemlidir. insülin veya oral hipoglisemik ilaç alanlar aç karnına alkol tüketirlerse, hipoglisemi gelişebilir. Diyabet iyi kontrollü olduğunda, besinlerle ve orta düzeyde alkol kullanımı, kan glukoz düzeyini etkilemez. Yetişkin kadınlar için 1 ölçü, erkekler için 2 ölçü (1 ölçü=350cc bira, 140 cc şarap veya 15 cc distile içki) dengeli yemek öğünü ile alınabilir. Alkolden gelen kalori yağ değişimi olarak değerlendirilmelidir. (1 alkollü içki=2 yağ değişimi). Pankreatit, dislipidemi, özellikle hipertrigliseridemisi olanlar veya nöropati gibi sağlık sorunları olanlarda alkolden uzak durulmalıdır.
VİTAMİN VE MİNERALLER
sık idrara çıkma varsa suda eriyen vitaminlerde idrarla aşırı kayıp olabilir o zaman arttırılmalıdır.( B kompleks vit. ve C vit).
diyetle tuz alımı kısıtlanmalı (Na)
Zn (çinko) arttırılmalı
Cr (krom) arttırılmalı
Mg (magnezyum) günlük alımı 300-350 mg civarında olmalı
ÖĞÜN SAYISI
Yemeklerin miktarı ve cinsi kadar, tüketim zamanları da büyük önem taşır.
Önerilen besinlerin zamanında ve önerilen miktarlarda yenilmesi hipo ve hiperglisemiyi önler.
İnsülin alan bireylere ara öğünlerde daha geç emilerek, kan şekerini daha yavaş yükselttiği için proteinli besinler verilmelidir.
Ana öğünlerde mutlaka kepekli ekmek ,et , sebze grubundan besinler bulundurmalıdır.
3 ana, 3 ara öğün tüketilmesi uygundur.
TATLANDIRICILAR
Enerji içerenler: früktoz, sorbitol, mannitol, ksilitol
Enerji içermeyenler: sakarin, siklamat, asesülfam- K, aspartam
Enerji içeren tatlandırıcılar belirli miktarların üzerinde tüketilmesi halinde kan şekerini yükseltebilirler. Sorbitol fazla alındığında ishale neden olabilir.
tatlandırıcıların maksimum dozları
Sakarin:2,5 mg/ kg (Sakarin, Hermesetas, Dulcaryl, Tadalin, Scheekoppe, Sussli)
Aspartam: 40 mg/kg (Canderal, Sanpa, Diyet tad, Nutra tad, Aspartil, Sweet'N Low, Nutra sweet))
Asesulfam-K : 15 mg/ kg (Sweet'N Low)
Siklamat: 11 mg/ kg (Dulcaryl, Tadalin, Scheekoppe, Sussli)
